Uzmanlara Sorulan Sorular
yildo tarafından 15 Eylül, 2011 - 17:37:15 tarihinde Uzm. Psk. ASUMAN ÖZAYDIN isimli uzmana sorulmuş.

Merhaba. Kız arkadaşım bu sene LYS'de istediği başarıyı elde edemedi, önümüzdeki yıl tekrar girecek. Ders çalışma konusunda hevesli ama çabuk pes ediyor. Çözemediği bir soru, elde ettiği kötü bir sınav sonucu onu yıkıyor. Kendine güvendiğini söylüyor ama çalışmasındaki en ufak engel onu garip bir ruh haline sokuyor, başka birine dönüşüyor sanki. Morali bozuluyor, dikkati dağılıyor, asla derslerinde başarılı olamayacağını, sınavı kazanamayacağını düşünüyor. Geçen senenin büyük bir zaman diliminde birlikte çalıştık, onu motive etmeye çalıştım sürekli ama pek başarılı olamadım. Bir kere girdi mi o ruh haline, söylediğim hiçbir şey etki etmiyordu. Benim üniversite kazanmam, onun tekrar hazırlanacak olmasının da onu kötü etkilediği kanaatindeyim. Birbirimizden uzakta olacağız bütün yıl bir de. Sizce ona yaklaşımım nasıl olmalı? Hevesini kıran bu ruh halinden bir nebze kurtulabilmesi için ne yapmalı?

Uzmanımızın Verdiği Cevabı Okuyun
 
Fulya Çiçek (Dost) tarafından 15 Eylül, 2011 - 02:27:42 tarihinde Kli. Psk. Emre KONUK isimli uzmana sorulmuş.

Merhaba,

Danışanların sorularını ve siz değerli danışmanların yanıtlarını ve ayrıca sizlere ayrılmış bölümlerdeki aydınlatıcı yazılarınızı okuyor, portala konulmuş olan videoları izliyorum. Her birinden yararlanılabilecek bilgiler ediniyorum. Çok teşekkürler ederim. Ancak size danışmak ve görüşlerinizi almayı rica edeceğim konu "Gruplar" adı altında "bizlerin yararlanabileceğimiz" hizmet. Çok işlevli olması gerekirken, nedense son derece durağan olduğu konusunu yeniden gündeme getirmek istiyorum. Size böyle bir soru yöneltmiştim ve grupların detaylı açıklamayla, yinelenerek yeniden bizlere anımsatıldığının ayrımına vardım.

"Gruplar
Terapi Portalı size Gruplar bölümüyle merak ettiğiniz bir sorununuz hakkında aynı sorunu yaşamış diğer kişilerle, konu ile ilgili çalışan uzman kişilerle, sorunu doğrudan yaşamayan ama tanık olan kişilerle iletişime geçme şansı tanıyor. İstediğiniz bir konuda grup açabilir, tartışma başlatabilir, uzman kişilerin görüşlerini alabilir, kendi düşüncelerinizi ve duygularınız ifade edebilirsiniz. Grupları kullanım tamamen ücretsiz olup, sınırsız soru ve cevap alma hakkınızın olduğunu belirtmek isteriz."

Sizler "Psikolojik Travmalar", "Evliliklerde Ailelerin Etkisi", "Panik Atak" ve kişide etken olarak "yaşamını olumsuz yönde etkileyebilecek" farklı konu başlıkları açmışsınız. Ayrıca bir üyenin "EŞLER ARASINDAKİ ANLAŞAMAMAZLIKLAR VE DE SONUÇLARI" başlığı altında 24 Ağustos 2011 tarihi ile oluşturduğu bir grup bulunmakta. Benimse "Sorunlu bireyle yaşamak" ve "Yapayalnız duyumsamak" başlıklı iki grup girişimim oldu ki oluşturduğum tarih 21 Ocak 2011 dir. Danışanlardan gelen sorularda bu tür sorunların olduğunu okumaktayım. Gruplar bölümünde yukarıda da alıntıladığım gibi "İstediğiniz bir konuda grup açabilir, tartışma başlatabilir, uzman kişilerin görüşlerini alabilir, kendi düşüncelerinizi ve duygularınız ifade edebilirsiniz. Grupları kullanım tamamen ücretsiz olup, sınırsız soru ve cevap alma hakkınızın olduğunu belirtmek isteriz." yazmış olmanıza karşın nedense paylaşıma gidilmemektedir. Oysa insan paylaştıkça, üretilen çözümleri okudukça, görüşlere katılabilir ya da davranışını düzenleyebilir diye düşünüyorum. Öyle ya "Akıl akıldan üstündür." denilmez mi? Üstelik kişi kendi sorununu yazarken bile belki de yaptığının doğru ya da yanlış olduğunun ayrımına varabilir.

Örneğin bir danışan, çocuğunun sorunuyla ilgili bir soru sormuştu. Şimdi okullar açılıyor ve kimbilir kaç anne bu tür sorunla uğraşacak. Böyle bir grup oluşturarak birbirleriyle dayanışma içinde olamazlar mı? Eşler arasındaki anlaşamamazlık sorunuyla ilgili sizlere yöneltilen çok soru okudum ama hiç kimse gruplaşarak bir fikir teatisinde bulunmamakta... gibi aklıma gelen konular var. Peki hiç kimse bir anlık da olsa kendini "yapayalnız" duyumsamadı mı? Hiç kimsenin evinde sorunlu bir birey yok mu da "Sorunlu bireyle yaşamak" grubunda paylaşacak bir sorunu yok? "Kızım çok sorunlu, uğraştırıyor beni.", "Oğlumla başa çıkamıyorum.", "Eşimle hiç anlaşamıyoruz, iki ayrı dünyanın insanıyız.", "Evde yaşlı, yatalak ebeveynim var, bakana da çekene de zor.", "Biriyle konuşurken çok heyecanlanıyorum. Ellerim titriyor, avuçlarım terliyor. Panik atak geçiriyorum.", "Eşimden ayrıldım, yakın arkadaşlarımın bile bakışları, davranışları değişti." gibi kurulan cümleleri duyuyoruz.

Toplumumuzda psikolojik davranış bozukluklarının benimsenmesi de çok yeni ve henüz çok ileri düzeyde olduğunu sanmıyorum. Oysa sokakta, bir araca bindiğimizde, çalıştığımız yerde, çarşıda, pazarda gibi çoğaltılacak örneklerle; bir gün içerisinde ne denli şaşırtıcı kişiliklerle karşılaşıyoruz.

Değerli zamanınızı aldım ancak gerçekten danışan arkadaşların çekincelerini anlamakta güçlük çektiğim için size yeniden sorma gereksinimi duydum. Yoksa uğraş vermeden, tek soruyla sonuca varacağımızı mı düşünüyoruz? O denli kolay mı her şey? Sihirli bir değnek dokunmuş gibi tek yanıtla çözümleniverecek sorunlarımız... ki danışmanların yanıtlarından hiç de öyle olmadığı anlaşılabiliyor.

İnternette böyle değerli bir portalı bulabilmek için araştırıcı, izleyici ve belli bir seviyeye gelinmiş olması gerektiğini düşünüyorum. Öyleyse bu "Gruplar" kavramını neden benimseyemiyor ya da algıda seçici davranıyoruz? Seviyeli bir paylaşımla fikir teatisi yapılabileceği gerçeği düşünülemez mi?

Saygılarımla.

Uzmanımızın Verdiği Cevabı Okuyun
 
suna aydın (sudacan) tarafından 12 Eylül, 2011 - 18:42:08 tarihinde Uzm. Dr. Sümer Öztanrıöver isimli uzmana sorulmuş.

Merhaba Sümer Hanım,

İzmit Kocaeli ‘ de ikamet etmekteyim. 2004 yılında başlayıp 2007 yılından bu yana, ağırlıklı olarak sürekli bir iç huzursuzluk çekiyorum. Zorlu bir sınav dönemi, işyeri sıkıntıları , ailevi problemler ve tüm olumsuzluklara rağmen sahip olduğum mesleğimi çok seviyorum. Mali müşavirim. çok sevmeme rağmen Mesleğimi icra etmekte eskiden bazı zamanlarda olan adaptasyonsuzluğum son zamanlarda sık sık zorlanmama neden oluyor. Kendimce büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Patronum ve büyük değer yüklediğim kişinin vaadleri ve neticesinde önüme set çekip beni travmalarla muhatap bırakması , aşırı üzüntüler..... sonunda dayanamayıp işten ayrıldım. 2009 yılında ve devamında sürekli ani kararlar alıp bir sürü hatalar yaptım. ( şirket kurdum ve vazgeçip ortaklıktan kendi ofisimi açtım. Ortağımla iş hayatına bakış açımız aynı değildi ) Hatalarımdan kısa sürede vazgeçmesini bildim. Fakat bu ani kararlar , iç huzursuzluğun ve sürekli sinir stres halimin bir sebebi vardır diye sizden bilgi talep ediyorum. ( yaşadıklarımın sebeplerini sorgulamaktan sıkıldım ve sanırım takıntı halini aldı ) sanki patronuma karşı bitmemiş hırslarımın olduğunu düşünüyorum.. haksızlıklara uğrasam bile karşı tarafa zarar verme niyetim hiç olmadı. sadece cevapsız sorularla ortalıkta kaldım. sanırım hırsım bu soruların cevapsız kalmasıydı.

Tezimin ne kadar doğru olduğunu cahilliğimi bağışlayarak yorumlamanızı rica edeceğim. İlaç tedavisi istemiyorum. İlaç tedavisinin insanı sürekli uyuşturduğu , sersem gibi yaptığı bir zamanda yaşıyorum. Ya insanlar doğru tedavi yöntemlerini seçmiyorlar , ya da seçilen doğru yöntemden sapmalar yapıyorlar vb. gibi sebeplerden dolayı ilaç tedavisine sıcak bakamıyorum. Mümkünse konuşma terapileri ile halledilebilecek türden bir durumumun olup olmadığı konusunda bana yardımcı olabilir misiniz?
İlginiz için çok teşekkürler. İyi çalışmalar dilerim.

Uzmanımızın Verdiği Cevabı Okuyun
 
suna aydın (sudacan) tarafından 12 Eylül, 2011 - 18:37:05 tarihinde Davranış Bilimleri Enstitüsü isimli merkeze sorulmuş.

Merhaba Emre Bey,

İzmit Kocaeli ‘ de ikamet etmekteyim. 2004 yılında başlayıp 2007 yılından bu yana, ağırlıklı olarak sürekli bir iç huzursuzluk çekiyorum. Zorlu bir sınav dönemi, işyeri sıkıntıları , ailevi problemler ve tüm olumsuzluklara sahip olduğum mesleğimi çok seviyorum. Mali müşavirim. çok sevmeme rağmen Mesleğimi icra etmekte eskiden bazı zamanlarda olan adaptasyonsuzluğum son zamanlarda sık sık zorlanmama neden oluyor. Kendimce büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Patronum ve büyük değer yüklediğim kişinin vaadleri ve neticesinde önüme set çekip beni travmalarla muhatap bırakması , aşırı üzüntüler..... sonunda dayanamayıp işten ayrıldım. 2009 yılında ve devamında sürekli ani kararlar alıp bir sürü hatalar yaptım. ( şirket kurdum ve vazgeçip ortaklıktan kendi ofisimi açtım. Ortağımla iş hayatına bakış açımız aynı değildi ) Hatalarımdan kısa sürede vazgeçmesini bildim. Fakat bu ani kararlar , iç huzursuzluğun ve sürekli sinir stres halimin bir sebebi vardır diye sizden bilgi talep ediyorum. ( yaşadıklarımın sebeplerini sorgulamaktan sıkıldım ve sanırım takıntı halini aldı ) sanki patronuma karşı bitmemiş hırslarımın olduğunu düşünüyorum.. haksızlıklara uğrasam bile karşı tarafa zarar verme niyetim hiç olmadı. sadece cevapsız sorularla ortalıkta kaldım. sanırım hırsım bu soruların cevapsız kalmasıydı.

Tezimin ne kadar doğru olduğunu cahilliğimi bağışlayarak yorumlamanızı rica edeceğim. İlaç tedavisi istemiyorum. İlaç tedavisinin insanı sürekli uyuşturduğu , sersem gibi yaptığı bir zamanda yaşıyorum. Ya insanlar doğru tedavi yöntemlerini seçmiyorlar , ya da seçilen doğru yöntemden sapmalar yapıyorlar vb. gibi sebeplerden dolayı ilaç tedavisine sıcak bakamıyorum. Mümkünse konuşma terapileri ile halledilebilecek türden bir durumumun olup olmadığı konusunda bana yardımcı olabilir misiniz?
İlginiz için çok teşekkürler. İyi çalışmalar dilerim.

Merkezin Verdiği Cevabı Okuyun
 
"Gizli Üye" tarafından 12 Eylül, 2011 - 12:03:40 tarihinde Uzm. Psk. Büke Yangın isimli uzmana sorulmuş.

2 yaşında kızım var altını bezliyorum tuvalete alıştırmaya çalıştım ama beceremedim asıl sorunum altına kakasını yaptıktan sonra gizli bir köşeye çekilip kakasını parmaklayıp bir yerlere sürmesi çok şaşkınım ne dediysem bu huyundan vazgeçiremedim nasıl bir tutum sergilemem gerekli sık sık kontrol ediyorum ama nasıl oluyorsa ilk fırsatta bunu yapıyor... Şimdiden teşekkürler...

Uzmanımızın Verdiği Cevabı Okuyun
 
Uchiha Itachi (Dante) tarafından 12 Eylül, 2011 - 02:14:31 tarihinde Uzm. Dr. Dilek Türkoğlu isimli uzmana sorulmuş.

Hocam merhaba,
Bir akrabamın (yeğenim) etrafındaki insanlara karşı güvensizlik sorunu var. Aşırı güvensizlik duyuyor. Akrabaları olsun, arkadaşları olsun, komşuları olsun... Herkesin kendisinin düşmanı olduğunu düşünüyor ve çoğu zaman da bunu dile getiriyor. Bize söylediği gibi imalı cümlelerle karşıdaki insanlara da belli ediyor düşüncelerini. Hatta iş o kadar ileri varabiliyor ki etrafındakilerin kendisini öldürmek isteyebileceklerini bile düşünüyor ve dile getiriyor.
Nasıl bir çözüm yolu önerirsiniz?

Uzmanımızın Verdiği Cevabı Okuyun
 
"Gizli Üye" tarafından 11 Eylül, 2011 - 17:28:33 tarihinde Uzm. Dr. Sümer Öztanrıöver isimli uzmana sorulmuş.

öğretmenim ama ders anlatırken yüzümün kızarmasına sesimin titrmsne engel olamıyorumkalbim çok çarpıyor çk üzülüyorum toplntda mdürle falan knuşamyorum utangaçım muayeneye gelemem izin sorunu var bana en azından ilaç tavsyeniz olamazmı tanmdığım inslrla ,toplulkta hiç knuşmıyorum tşkkrler

Uzmanımızın Verdiği Cevabı Okuyun
 
"Gizli Üye" tarafından 9 Eylül, 2011 - 01:21:32 tarihinde Uzm. Dr. Sümer Öztanrıöver isimli uzmana sorulmuş.

hocam merhaba bende sürekli iş değiştirme hastalığı var.aslında istediğim işi biliyorum ama neden se faklı işler yapıyorum.e biraz da maymun iştahlılk var yok değil.nasıl kurtulurum be durumdan daha çnce prosac , risperdal , esmax , cipralex ve nerox kullandım önced bir süre prosac ve risperdal sonra tekrar psikiyatri uzmanına gittim esmax ve nerox yazdı bana.ilaçlar bitince gel dedi birşeyler oldu gidemedim ilacı da bıraktım zaten düzeldiğimi hissettim.Fakat bir işte sabit dutamıyorum bir de duygusal oluşumdan mı bilmiyorum.en ufak şeye ağlamak geliyor içimden ve de küçücük bir sorunu büyütmede üstüme yok.bir sorun yaşadığım zaman sanki o sorunun başkalrı tarafından bana yazılan bir senaryo olduğunu düşünüyorum.bildiğim birşeyi soran olduğu zaman emin değilim diyorum.ve bildiğim halde.hocam biraz da özgüven eksikliği sanırın benimkisi.En kısa zamanda sorumu yanıtlarsanız çok sevinirim.

Uzmanımızın Verdiği Cevabı Okuyun
 
onsekiz tarafından 8 Eylül, 2011 - 09:33:45 tarihinde Uzm. Psk. Şirin Hacıömeroğlu Atçeken isimli uzmana sorulmuş.

18 Yaşındayım, ailem beni son 2-3 yıldır evde istemiyor. bir sanat okulunda müzik okuyorum, liseye başladığımdan beri arkadaş çevremde sorunlar yaşadım, insanlara çabuk güvenen bir yapıdaydım ve bir kaç kötü arkadaş yüzünden bir takım zorluklar yaşadım. Alkol, sigara gibi. Ailem bunlarla bana cephe almaya başladı. Sonrasında, yine o kötü ortamda bir erkek ile cinsel birliktelikte bulundum. Yaptıklarımdan bende çok pişmanım ama zamanı geri döndürmeye gücüm yetmez. Ailem o günden beri benden nefret ediyor, aylarca psikolojik tedavi gördüm, ama pek bir faydasının dokunduğunu söyleyemeyeceğim. Gelelim, benim asıl şikayetime, ailem beni kesinlikle evde istemiyor, önce şüpheliydim ama artık eminim. İki gün önce doğum günümdü, babam her gün işe saat 12-13 gibi giden bir insandır, o sabah saat sekizde evden çıktı, gün içinde hiç bir şekilde ne annem ne babam doğum günümü kutlamadı ve cabası sürekli bağrıldı bana ' onsekiz çok kilolusun, dana gibisin ' doğum günümde, daha öncesinde ağlayarak sadece bir günlüğüne bana huzur vermelerini söylemiştim, zaten benim doğum günümü kutlamazlar onlar alışığım ama ilk kez benden kaçtılar. Bu benim canımı çok yaktı. Genel olarak evdeki davranışları, sanki kızlarına değil de kölelerine seslenir gibi, bana sürekli neden dengesizsin, insan olmazsın gibi hakaretlerde bulunuyorlar. Bende sorun olduğunu düşünmüyorum, çünkü çok yakın bir iki arkadaşıma sırlarımı anlatıp bunları ağlıyorum, onlarda beni haklı buluyor.Lise son sınıftayım sırf bu evden uzaklaşmak için üniversiteyi uzak bi şehirde seçicem artık dayanamıyorum

Uzmanımızın Verdiği Cevabı Okuyun
 
"Gizli Üye" tarafından 6 Eylül, 2011 - 00:56:58 tarihinde Uzm. Psk. Handan Ergün isimli uzmana sorulmuş.

26 yaşındayım ve çok mutsuzum.psikolojik destek aldım ilaç kullandım ama yinede iyi olamadım.depresyondayım sosyal fobi hastasıyım benim iyi olma şansım gerçekten varmı.ilaçlarya uyuşmak değil iyi olmak istiyorum.herkes gibi konuşmak dinlenmek eğlenmek eğlendirmk istiyorum bıktım miskinlikten tembellikten kabuğuma çekilmekten güvensizlikten.bana yardımcı olabilirmisiniz.beni bu hayattan kurtarırmısınız
????

Uzmanımızın Verdiği Cevabı Okuyun
 
 
 
 
Üye olmak istiyorum   Şifremi unuttum
    Aktivasyon kodu
En Popüler Yazılar
1
Tuba Erzan tarafından yazılmış
 
2
Sedar Ertaş tarafından yazılmış
 
3
Filiz Olcayto tarafından yazılmış
 
4
Mehmet Kartal tarafından yazılmış
 
5
Gamze Yildirimli tarafından yazılmış
 
En Popüler Sorular
1
"Gizli Kullanıcı" tarafından Uzm. Psk. Handan Ergün isimli uzmanımıza sorulmuş.
 
 
2
"Gizli Kullanıcı" tarafından Psk. ŞENEL KARAMAN isimli uzmanımıza sorulmuş.
 
 
3
"Gizli Kullanıcı" tarafından Davranış Bilimleri Enstitüsü isimli merkeze sorulmuş.
 
 
4
almina rosse tarafından Davranış Bilimleri Enstitüsü isimli merkeze sorulmuş.
 
 
5
roza tarafından PDR Asuman Turhan isimli uzmanımıza sorulmuş.